Noktalanmayan cümleler…

Belki de tüm yazılı mesajlarımın. En temel karakteristik özelliğiydi üç noktalarım. İlk kız arkadaşım ona atılan bir mesajın benden olduğunu üç noktalarımdan tanırdı. 1,5 yıl boyunca yurt dışında tedavi gören ve bu sürede sadece mesajlaşabildiğim, ancak doktor izin verdikçe beni arayabilen kalbimi çalmış başka bir insan da dikkat çekmişti bu üç noktalarıma. Hep bana “şu yazılarına ve mesajlarına üç nokta koymasan ne güzel olacak. Hem dikkatimi dağıtıyor hem de bana yazdığın şey ciddiyetsizmiş hissi veriyor” derdi. Şimdi istesem de yazdıklarımı göremiyor ve kalkıp beni uyaramıyor, o yüzden sanırım dilediğim gibi kullanabilirim…

Benim için bir noktalama işaretinden çok fazlası aslında kendisi. Bazı cümlelere nokta koymak hiç içimden gelmiyor. Nokta koyarsam hep o güzellik orada anlattığım şey sonlanacak gibi geldi, o cümleyi yazarken düşündüğüm şeyin sonu gelecek gibi hissediyorum. Sanırım vedaları da bu yüzden sevemiyorum. Birilerine veya güzel zamanlara temelli ya da anlık da olsa nokta koyuyor ya o vedalar.  Ondan sevmem “güle güle” sarılmalarını da…

Ne güzeldir kalpten geçen bir sözü veya bir hissi üç noktayla tamamlamak. Hep sonsuza kadar sürmesi için ilk dileği hemen o anda göndermektir belki evrene, karmaya, tanrıya, allaha ya da inandığı şey herneyse insanın…

Çekinmeden kullanın, kullanın ki güzel sözleriniz de güzel anlarınız da sonsuza kadar kalsın…

Reklamlar
Categories: Lakırdı masası | Etiketler: , , , , , | Yorum bırakın

Yazı dolaşımı

Var mı lafı olan?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.