Monthly Archives: Haziran 2014

Bilene de bilmeyene de felsefe…

Bir sabah kahvaltısında annemle başbaşayım… Bir konuyu tartışıyoruz, annem sonunda başından geçen bir olaydan örnek veriyor ve hikayenin özlü sözü  Pazartesi günü bizim semtte kurulan pazar gelen teyzenin anneme söylediği ve annemin o andan itivaren benimsediği “ne kadar zekana güvensenden tecrübe ondan daha etkilidir” cümlesi oluyor. Sonra masadan kalkıyorum, tuvalete gidiyorum. Elime tuvalette okuduğum kitabı alıyorum “Bilmeniz geren 50 Felsefe Kuralı” yazıyor üstünde. Karşımda “2. Kural: Perdenin Arkasında ne var?” kuralı çıkıyor. Kuralın özlü sözlü sözü John Locke’un “Kimsenin bildiği tecrübelerinden fazla olamaz” lafı oluyr. Sizce de farkında olmadan aslında hepimiz bir felsefe dehası değil miyiz?

Reklamlar
Categories: Uncategorized | Etiketler: , , , | Yorum bırakın

Ülkenin Nüfus Cüzdanı

Bir gün bir üniversite mezunuyla karşılaşırsın dininden bir haber sana “Bence Hıristiyan ve Museviler hiç bir şekilde Cennet’e giremez” der. Sen dersin ki “Senin inandığın Allah, affedendir ve merhametlidir onları da bir yer de belki bizden bile kısa zamanda Cehennem’den kurtarır ve Cennet’e yollar” ama nafiledir. O der ki “asla” sen “o zaman nerede kaldı senin inandığın Allah’ın merhameti”  dersin. Bunun üzerine susar.

Bunu diyen üniversite mezunu “aydın” okumamıştır Kuran’ı, Tevrat’ı, İncil’i… Anne babası Sunni bir Müslüman diye benimsemiştir bu dini bu mezhebi…

Öbür tarafta biribirini kırıp geçirmiştir insanlar rant için, para için, pul için olmuştur önce cemaatçi, sonra Mevlana’cı, en sonunda da otorite yancısı…

Üstüne bu ülkedir en çok çocuk gelinin en çok çocuk işçinin olduğu ülke, günde ortalama en çok işçinin öldüğü ülke…

Bu ülkenin nüfus cüzdanında T.C. yazar Müslüman, Sunni, Erkek, Vatan Millet Sakarya ve sonunda kapitalist diye okunur…

Categories: Lakırdı masası | Etiketler: , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Bir günaydın bin anlam

Son zamanlarda hepten unuttuk sevdiğimiz insanların yanında olmayı ve onları hissetmeyi. Aslında ne de kolaydır onlara bir merhaba, bir nasılsın, bir günaydın demek.

Her rakı masasında tek istediğim şarkıdır “Ömrümce hep adım adım” şarkısı. Anlamı da çok büyüktür nazarımda, şu anda yer yüzünde olmayan birine hediyedir.

İnsanı insan olarak parasına puluna, şanına şöhretine, kariyerine geleceğine bakmadan sevenlerin hikayesidir bu şarkı. Kalbinden başka yerde birilerini bulamayanların şarkısıdır. Belki de imkansızın gerçekleşmeme hikasidir…

Onunun arkasından sığınılan bir limana söylenen “günaydın”  lafının aslında çokça anlamı vardır. Ondan sonra hayata tutunulan bir dalın, bir dostun orada hissedileceği andır belki o “günaydın”  lafına her gelen “günaydın” cevabı belki de “evet buradayım. Yılma, devam et hayatına” demektir  kendince ama kimsesizce…

Kenarlarda, köşelerde, ben kalbimden başka yerde inan seni bulamadım….

Categories: Uncategorized | Yorum bırakın

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.