Er kişiye bilgiler

Puro yapraklarında aşk

Hayvanların ve insanların yaşayabileceği en yoğun duygulardan biri olsa gerek aşk, tıpkı zıt kardeşi nefret gibi. İnsanların aşık oldukları veya nefret ettikleri öğelere karşı aslında içlerinde bir umursama hali mevcuttur, o yüzden de hep yanlış söylenir nefret edilen birisinin veya birşeyin lafı geçince “umurumda değil” şeklinde yaklaşıldığında. Aslında çok umursanır. Umursanmamaksa bir insana verilebilecek en ağır cezadır sanırım…

Peki aşk hislerden çıkıp da nesne olarak karşılaşılacak birşey olsa ne olurdu? Biraz düşündüm ve sanırım dedim puro olurdu bu nesne… Biraz mantıklı, biraz saçma, biraz da komik bir şekilde…

 

İçi içe sarılmış bir sürü yapraktan yapılır puro, tıpkı iç içe geçmiş pek çok hissin ve durumun birbirine kaynaşmasıyla oluşan aşk gibi…

Yakması biraz çaba ister, önce onu dış etkenlerden korumanız sonra da her bir yaprağına eşit şekilde ateş vermeniz gerekir. Tıpkı aşıkların birbirlerini kolladığı ve aşktan önce diğer tüm duygulara eşit dokunma gerektiği gibi.

İçerken yoğun bir aroması ve dumanı vardır, dilinizi ve ciğerlerinizi kaplar. Var olan tüm tatları siler. Burası da tanıdık geldi mi…

İçerken külü silkelenmez puronun, bırakırsınız kendiliğinden düşer ve düşmeden uzayan her kül birikintisi lezzetini artırır. Tıpkı yaşanırken size keyif veren anların zorla silkelenip düşürülmeden kaldıkça size yaşadığınız andan daha fazla keyif almayı sağlaması gibi…

Bir anda tüketemezsiniz bir puroyu, dinlene dinlene uzun uzun içersiniz. Yaşadığınız o keyifli ortamın sonuna kadar bitmesin istersiniz. Tıpkı aşık olunca hep en sona kadar sizinle kalsın ister gibi…

Sonuna gelince hep parmaklarınızın, dudaklarınızın ısındığını hissedersiniz, tadı acılaşır ama bırakamazsınız bir kere bulaşmışsınızdır ona. Olabilecek en son noktaya kadar gitmek istersiniz. Burası da o malum mutsuz sonlara çok benzer galiba.

En son olarak da puro üzerine bastırılarak söndürülmez, bırakılır kendi kendine sönüp kalır. En son haliyle, eğilip bükülmeden olduğu gibi kalır. Tıpkı gerçekten aşık olunanın hep hayatınızın bir kenarında en son haliyle kaldığı gibi…

Başka neye benzeyebilir aşk bu kadar…

Reklamlar
Categories: Er kişiye bilgiler, Lakırdı masası | Etiketler: , , , , , | Yorum bırakın

J.P. Morgan’dan hatun kişilere…

Muhtemelen pek çoğunuzun bildiği bir mevzu ama ben kendisiyle dün tanıştım. Belki benim gibi henüz bu olayla karşılaşmamış olanlar vardır diyerek buradan da paylaşmak istedim.

Amerika’da bir kadın üyesi olduğu arkadaşlık sitesine arayışını yazar ve iddialara göre cevap ona dünyaca ünlü bir iş adamı J.P. Morgan’dan gelir hem de pek çok açıdan kadın erkek ilişkilerine ışık tutan bir cevaptır aslında.

Bir yanda kendilerine güvence arayan kadınlar, öbür yanda elindeki gücün farkında olup bunu kadınları kiralamakta kullanan erkekler. Bir yanda zenginlik hayalleri kuran kadınlar, öbür yanda parası için etrafına üşüşen kadınlardan kurtulmaya çalışan erkekler…

Aslında her ilişkide her kadın erkek diyaloğunda temel soru aynı olmalıyken pek sorulmuyor, eğer bunları sorarak yaklaşıyorsanız zaten şanslısınız demektir aslında;

– Karşımdaki kişi bütün varlığını kaybetse, karşımdaki kişi tüm güzelliğini bir kazada kaybetse, karşımdaki kişi bir anda bir felç geçirip tekerlekli sandalyeye mahkum olsa ben hala bu kişiyle olmak ister miyim ve o zamanlarda beni bu kişiye bağlayabilecek nelere sahip?

Zengin koca arayan kadın

 

 

 

 

 

 

SORU:

Zengin bir adamla evlenebilmek için ne yapmalıyım ?

Sizinle dürüst olacağım. Bu yıl 25 yaşına giriyorum. Çok güzelim, iyi bir stilim var ve kaliteli şeyleri severim. Yıllık geliri 500 bin dolar veya daha fazla olan bir adamla evlenmek istiyorum. Aç gözlü olduğumu düşünebilirsiniz fakat New York’ta yıllık geliri 1 milyon dolar olan insanlar orta sınıf sayılıyor.

Çok şey istemiyorum. Bu sitede yıllık geliri 500 bin dolar veya daha fazla olan biri var mı? Hepiniz evli misiniz? Sormak istiyorum, sizin gibi zengin insanlarla evlenmek için ne yapmam gerek?

Bugüne kadar birlikte olduğum erkekler arasında en zengini yılda 250 bin dolar kazanıyordu. Central Park’ın batı yakasında, yüksek bütçeli rezidanslarda yaşamak isteyen biri için yıllık 250 bin dolar yeterli değil. Size alçak gönüllülükle soruyorum:

1) Zengin bekarlar nerede takılır? (Lütfen bar, restaurant, spor salonu gibi mekanların isimlerini ve adreslerini yazın.)

2) Hangi yaş kategorisine odaklanmalıyım?

3) Çoğu zenginin eşleri neden ortalama güzellikte? Bir kaç kızla tanıştım; güzel veya ilgi çekici değiller ama zengin erkeklerle evlenebiliyorlar.

4) Kimin karınız, kimin yalnızca sevgiliniz olabileceğine nasıl karar veriyorsunuz? Benim hedefim evlenmek.

Bayan Güzel

 

JP Morgan

 

 

 

 

 

 

 

CEVAP:

Sevgili Bayan Güzel,

Yazınızı büyük bir ilgiyle okudum. Tahmin ediyorum ki sizin gibi aynı soruları soran pek çok genç kız var. Lütfen profesyonel bir yatırımcı olarak durumunuzu analiz etmeme izin verin. Benim yıllık gelirim 500 bin doların üzerinde, sizin kriterlerinize uyuyor, bu sebeple okuyan kimsenin zamanını çalmadığımı ümit ediyorum.

Bir iş adamı gözünden bakarsak, sizinle evlenmek kötü bir fikir. Cevap çok basit, lütfen açıklamama izin verin. Detayları bir kenara bırakırsak, yapmaya çalıştığınız şey “güzellik” ile “para” ikilisini takas etmek: A kişisi güzelliği sağlar, B kişisi de bunun için ödeme yapar, gayet adil. Fakat burada ölümcül bir problem var; sizin güzelliğiniz kaybolacak ama benim param iyi bir sebep olmadıkça tükenmeyecek. Aslına bakarsanız, benim gelirim yıldan yıla artabilir, ancak siz yıldan yıla güzelleşemezsiniz. Bu sebeple, ekonomik açıdan bakarsak, ben değer kazanan bir varlıkken siz değer kaybeden bir varlıksınız. Hem de sıradan bir değer kaybı değil, katlanarak artan bir değer kaybı. Eğer güzellik sizin tek varlığınızsa, değeriniz 10 yıl sonra çok daha düşük olacak.

Wall Street’te kullandığımız bir terimden yola çıkarsak, sizin için “takas pozisyonu” diyebiliriz, “satın al ve bekle” değil. Sizi satın almak iyi bir fikir değil, bu sebeple kiralamayı tercih ederim. Çünkü alışveriş değeri düşen bir şeyi uzun süre elde tutmak hiç de iyi bir fikir değil. Aynı şey sizin istediğiniz evlilik için de geçerli.

Söylediklerim size zalimce geliyorsa şöyle düşünün; tüm paramı kaybetseydim, beni terk etmez miydiniz? Aynı şekilde güzelliğinizi kaybettiğinizde, benim de çıkış yolunu bulmam lazım.

Yıllık geliri 500 bin doların üstünde olan insanlar aptal değil; sizinle yalnızca çıkarız ama evlenmeyiz. Size, zengin bir adamla evlenme fikrini unutmanızı öneririm. Bu arada, yılda 500 bin dolar kazanan o zengin siz olabilirsiniz. Zira o kadar parayı kazanmak, zengin bir aptal bulabilme ihtimalinizden daha yüksek.

CEO J.P. Morgan

Categories: Er kişiye bilgiler, Lakırdı masası | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

1875’ten bugüne “Centilmenlere İletişim Rehberi”

1875’te Cecil Hartley tarafından yazılmış olan “Gentleman’s Guide to Etiquette” adlı kitapta hala geçerliliğini koruyan ve pek çok centilmenin dikkat etmesi gereken kritik iletişim noktaları bulunuyor.  Buyrun yüz küsur yıldır yaşan centilmenlik kuralları;

* Karşınızdaki kişinin fikir ve yorumları yanlış olmasına rağmen inatla fikrinde direniyorsa, sinirleneceğiniz noktaya gelmeden konuyu kapatıp konuşmayı başka bir konuya yönlendirin.

* Fikirleri farklı olsa da karşınızdaki insanı sabırla dinleyin, onun yanlış olduğunu düşündüğünüz noktalarda fikrinizi kibarca, sinirlenmeden ve onun görüşünü aşağılamadan fikirlerinizi belirtiniz.

* Karşınızdakinin sözünü kesmeyin, konuşmak için onun cümlelerini tamamlamasını bekleyin.

* Karşınızdaki konuşurken ondan sıkıldığınızı veya onun konuşmasını umursamadığınızı ima edecek saate bakmak, karşınızdakinin yüzü yerine etrafa bakmak vs. gibi hareketlerden kaçının.

Centilmen iletişimi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

* Toplum içerisinde konuşurken, az bilgi sahibi olduğunuz konuda çok iddialı açıklamalar yapmayın ve konu hakkındaki bilginizin fazla olmadığını mutlaka dile getirin.

* Bir grup içerisindeyseniz konuşurken tüm ilgiyi üzerinize toplamaya çalışmayın. Bu toplum içinde kendinizi herkesten üstün gördüğünüzü sembolize eden oldukça kaba bir harekettir.

* Bulunduğunuz toplumda zeka ve kültür olarak diğerlerinden üstün olduğunuzu düşünüyorsanız, bunu kullanarak diğer insanların kendilerini küçük görmelerini ve değersiz hissetmelerini sağlamaya çalışmamalısınız. Herkesin anlayıp, ilgi göstereceği ve fikir belirtebileceği konuların konuşulabilmesi için gruptaki konu belirleme işini diğerlerine bırakıp bu konularda ortaya süreceğiniz fikirlerle onların size olan sevgi ve saygılarını artıracak şekilde iletişimde olmalısınız.

* İyi bir dinleyici olmak da bilgili ve kültürlü bir konuşmacı olmak kadar önemlidir.

* Grup içerisindeki konuşmadan uzaklaşıp kendi aralarında konuşan iki kişinin konuşması dinlenmemelidir.

* İnsanları sıkan uzun ve yorucu konuşmalar yapılmamalıdır.

* Kendinizle ilgili çok az konuşun, etrafınızdaki insanlar kendileri sizi keşfetmeye çalışsınlar.

* Biri sizi överse, alçak gönüllülükle bu övgüyü karşılayın.

* Asla insanları birbiriyle kıyaslamayın.

* Orada olmayan biri hakkında dedikodu yapmayın.

* Sürekli başkalarından alıntılar yapmayın. Ara sıra alıntılar kullanmak kültürünüzü ve zekanızı sembolize edebilir belki ama sürekli yapılırsa insanların zihninde yavan bir algı oluşturur.

* Bilgiçlik taslayıp ukalalık yapmayın, çünkü bu zekanın değil aptallığın sembolüdür.

İletişim

 

 

 

 

 

 

 

 

* Dilinizi doğru ve akıcı şekilde kullanın. En önemli kültür ve zeka sembolü kendi dilinizi ne kadar iyi şekilde ve doğru kelimelerle konuştuğunuzdur.

* Teknik ve mesleki terimler kullanmayın. Bu durum sizin konuşmanızdan insanların tat almamasına neden olur ve sizi sıkıcı hale getirir. Eğer zorunlu olarak kullanmanız gerekirse uzun uzun açıklama yapmayın.

* İnsanları güldürmek için kendinizi zorlamayın. Kendinizi bu yönde zorlamanız halinde sadece alay konusu olacak durumlara düşersiniz.

* Kendinizi övmekten; paranız, kişisel bağlantılarınız, lüks varlıklarınız, seyahatleriniz vs. hakkında konuşmaktan uzak durun. Bu topluluk içinde yapabileceğiniz en görgüsüz harekettir.

* Kendinizle alay ettirmeyin. Böyle durumlar oluştuğu zaman sakin,  soğuk ve masum bir tavırla etrafınızdaki insanları etkiniz altına alın.

Bir centilmenle kadın iletişimi

 

 

 

 

 

 

 

 

* Toplum içinde yaptığınız konuşmalarda yabancı dilde kelimeler ve alıntılar kullanmaktan mümkün olduğunca uzak durun.

* Birden fazla anlamı olabilecek cümleler kurmayın.

* Bir konuşma sırasında sinirlenirseniz ya konuyu değiştirin ya da öfkeniz dinene kadar susun. Böyle durumlarda daha sonra telafi edemeyeceğiniz sözler ağzınızdan dökülebilir.

* İnsanların özel hayatlarına ve aile hayatlarına saygı duyun. Başka birinin özel hayatıyla ilgili bildiğiniz birşeyi asla dile getirmeyin.

* Tanımadığınız insanlarla ilgili asla bir sıfat kullanmayın.

* Topluluğa öğüt vermeyin. Bu sizi haklı olsanız bile ukala gösterecektir.

* İnsanları övmeyin. Bu sizi samiyetsiz ve güvenilmez biri pozisyonuna düşebilir. (Sizden üstün birini övmeniz bencillik ve yalakalık, kadınları övmeniz onlarla konuşacak konunuz olmadığı hissiyatı uyandırabilir.)

Var mı bunlara ek bir centilmenin taşıması kesin gerek dediğiniz iletişim kuralınız?

Categories: Er kişiye bilgiler | Etiketler: , , , , , , , , | Yorum bırakın

Akşamdan kalmalara öneriler!

23 Nisan’la birleşip de 3 günlük güzel bir tatil bizi beklerken, bu dönemi yiyip içip eğlenerek geçirecek olanlara içkinin ertesi günkü etkilerinden kurtulma çözümleri de Esquire’dan geliyor. İngiltere edisyonunun şef, doktor, barmen, akupuntur uzmanı ve pilottan oluşan beş kişilik ekipten topladığı akşamdan kalmalıkla savaş metodları ve sonda da bonus olaraktan kendi tavsiyem…

Lawrence Keogh – Şef

“Eğer bir gece önce çok içmişsem, favorim ertesi güne sıkı bir kahvaltıyla başlamak. Bunu herkes farklı şekillerde yapabilir, kahvaltıyla birlikte tıka basa doyduğunuz sürece gerisi sorun değil. Kahvaltıda sadece bir önemli nokta var; o da bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirici etkisi olan karabiberden bol miktarda tüketmeniz.”

Dr. Francis –  Doktor

“Tıbbi olarak bu konuda çeşitli çözümlerimiz var. Hastanemize gelenlere “Hangover Cocktail” adını verdiğimiz paracetamol ve metabolizma kuvvetlendirici ilaçlardan oluşan bir çözüm sunuyoruz. Tıbbi çözümün yanısıra diğer tavsiyemse milkshake. Bu mide çeperinizi sararak midenizdeki su ile şekerin yer değiştirmesini sağlar.  Bu arada alkol sonrasında antihitamin alınmamasını tavsiye ederim, çünkü bu mide bulantınızı daha da fena hale  getiriyor.”

Giuseppe Ruo – Barmen

“Benim içki ertesinde acı çekenlere tavsiyem, yine bir içki çeşidi. Bir litre brendi içerisine bir su bardağı şeker koyup onu 1/3 ‘ü buharlaşana kadar kaynatmak. Sonrasında bunu içtiğinizde bütün acınız sona erecektir. Bir diğer çözümümse Brendi ile yapılmış Bloody Mary; içerisine biraz bal, baharat ve domates suyuyla. Eminim bu tarifler kulağınıza pek iyi gelmiyor, ancak etkisini garanti edebilirim.”

Jonquil Westwood – Akupunktur uzmanı

“Akupunkturda elin pek çok noktası oldukça önemli sorunların çözümü olarak görülmektedir. Eğer baş parmağınızı, işaret parmağınıza bastırarak yukarı doğru itmeye çalışırsanız, parmağınızda bir şişlik oluşacak. İşte tam da bu şişliğin orta noktasına uygulayacağınız basınç, akşam aldığınız yüksek doz alkolün pek çok kötü etkisine çözüm olacaktır, örneğin baş ağrısı. Ayrıca eğer avuç içlerinizi birbirine değdirerek kolunuzu yukarı doğru esnettiğinizde göğüs kaslarınızın göğüs kemiğinize doğru yaklaştığını göreceksiniz. İşte bu iki kasın arasına uygulayacağınız basınç da mide bulantınızı hafifletecektir.”

Dave Waring – Pilot

” Şu anda hava yolları şirketlerinin oldukça sıkı kuralları var, hiç bir pilotun akşamdan kalma şekilde görev yapması mümkün değil. Eski dönemlerdeyse böyle şeyler olabiliyordu, benim akşamdan kalma olduğum günler için çözümüm uçuş öncesinde kokpitte bulunan ve %100 oksijean sağlayan oksijen tüpüydü. Bunun tam olarak tedavi sağladığı söylenemez, ama olumsuz etkileri hafiflettiği kesindi.”

Bonus yöntem – Bol su, sıkı kahvaltı sonrası, Soda & Ayran

Benim tavsiyemse bunlara göre daha Türk işi bir savunma. Bir gece önce çok alkol aldıysanız vücudunuzdan bu alkolün daha hızlı atılmasını sağlamak için uyanır uyanmaz bol miktarda su içip, ardından sıkı bir kahvaltıyla metabolizmanızın sarsılan yapısını kuvvetlendirin. Sonrasındaysa vücudunuzdaki mineral dengenizi korumak için sodaya; karaciğerinizin temizlenip direncinin artması içinse yoğurda ihtiyacınız var demektir. Bunu da bir bardak soda – ayran karışımıyla sağladıktan sonra vücudunuz kısa sürede kendine gelecektir. En azından bende işe yarıyor… :)

Varsa sizden de akşamdan kalmalara tavsiyeler alabiliriz, bilgi paylaştıkça güzeldir… :)

Categories: Er kişiye bilgiler | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

Bir kadının ilgisinin kalmadığını anlamanın yolu

İlişkilerde kızlar akıl oyunları oynamayı, söylemek istediklerini dolaylı yollardan belli etmeyi severken biz erkekler genel olarak bu konuyu pek beceremeyen taraf olarak görülürüz. Oyunun başladığında haberimiz olmadığı gibi bitişini de “Bak sen çok iyi bir insansın, ama…” ile fiksbaşlangıç cümlesinin arkasına eklenen “Aramızdaki tutku bitti”, “artık sana karşı birşey hissedemiyorum”, “ilişk heyecanı kalmadı”, “artık aramızdaki büyü yok oldu” ve benzeri bir ton abidik gubidik bahanelerle öğreniriz.

Amerikan Brobbible.com, tüm Dünya’dan erkeklerin bu konuda bilmesi gereken türden bir çalışma yaparak, kızların akıl oyunlarıyla size gidisatın ilişkiyi bitirmeye gittiğini göstermekte kullandığı en yaygın işaretleri açıklamış. Neymiş bu işaretler derseniz aşağıya doğru devam ediniz…

Tüm iletişim sizin zorlamanızla yürüyorsa

Bazı şeylerin bittiğini ifade eden en önemli gösterge. Malum genel olarak kadınlar saatler boyu konuşmayı severler. Tabi bu aranızda bazı şeyler oluşana kadardır, ondan sonra ikili muhabbetle ilerler tüm diyalog, ancak burada da yine iletişimi açan taraf büyük çoğunlukla kızlar olur. Eğer ki aranızdaki iletişimi sağlamak adına karşınızdaki kadından daha çok efor sarfediyorsanız, bilinki gemiyi terketmesi yakındır. O atlamadan siz atabilirsiniz kendisini gemiden :)

Artık sizi kıskanmıyorsa

Sevdiğini kıskanmayan bir kadının gerçek olmayacağı tüm erkeklerce bilinir. Eğer yok kıskanmam diyen kadın varsa, onu kendinize aşık ettikten sonra etrafınızdaki kadınlara bakışlarını ve tepkilerini izleyerek “hani kıskanmazdın?” diye sorabilirsiniz. Eğer sizi hiçbir şekilde kıskanmıyorsa, bunun ilişkiniz için iyi olduğunu düşünmeyin. Biraz zaman geçtiğinde muhtemelen son noktayı göreceksiniz demektir.

Tek kelimelik  SMS/WhatsUp/BBM cevapları atıyorsa

Kadınların konuşma yetilerinden dolayı, mesajlaşma konusunda da erkeklerden daha iyi oldukları bir gerçek. Eğer ki bir kadın size sürekli olarak tek kelimelik cevaplar yazmaya başladıysa %90 bu iş bitmiştir yeni arayışlara başlayabilirsiniz.

Önünüzde başkısıyla flört ediyorsa

Bu bir erkek için en acı durumlardan biri olarak gösterilebilir sanırım. Sevgilinizin ya da eşinizin önünde başka biriyle flörtleşmesi pek de fena geliyor kulağa. Bunun iki sebebi vardır, birincisi karşınızdaki kişi ilişkiyi yönetmek isteyen bir kadındır ve ilginizi çekip sizi kıskandırmak istiyordur. Diğer sebepse sizi boynuzlamak üzere olduğunu gösterir ki cevabınız kısa ve net olabilir…

Facebook’ta siz onla konuşmaya başlarken çevrimdışı oluyorsa

Kendi kendinizi kandırmaya gerek yok, sevgiliniz eğer sürekli olarak siz Facebook’ta onla konuşmak isterken çevrimdışı oluyorsa bilinki sizinle konuşmak istemiyor. Tabi çevrimdışı oluyorsa yine iyi, bir de cevap vermediği halde gidip ortak arkadaşlarınızın yaptıklarına yorum da yapabilirdi…

Yanınızdayken başkalarına yakınlaşıyorsa

Bu aslında flörtleşme maddesine de benziyor, ama genelde “lafla akıllanmayanın hakkı kötektir” atasözümüze yakın bir fark var. Laflar ve bakışlarla flörtleşmenin bir adım ötesine gitmiştir durum ve anla artık demektedir.

Sizinle görüşeceği zaman görünüşüne hiç emek harcamıyorsa

Malum kız milletinin hazırlanma merasimleri meşhurdur. Sizden hep “ne kadar güzel olmuşsun” lafını duymak için uğraş verirler. Eğer ki tüm bu uğraş vermeyi bırakırlarsa ya evlisiniz demektir ya da artık sizi umursamıyor demektir. İlkinde artık onun elde ettiği bir mutluluksunuz, ama ikinci de tez elden bu durumdan kurtulup yeni şanslara bakmanız lazım.

Boktan sebeplerden dolayı size kızmıyorsa

İlk başta bu kulağınıza hoş gelebilir, tıpkı artık kıskanmaması gibi.  Eğer saçma sapan sebeplerden ötürü size kızmayı bırakıyorsa, büyük patlama yaşanmak üzeredir. Dikkat edin…

Arkadaşları onunla ilgili konuşmalarında değişiklik yapıyorsa

Bu belki en zor tahmin edileni bu, ama eğer dikkat ederseniz ve arkadaşlarını göz ardı etmek yerine dinlerseniz bunu farkedebilecek duruma gelebilirsiniz.  Bunu sizden uzaklaşmaya başladığı ilk anlarda hissedebilirsiniz. Örneğin, sevgilinizin bir arkadaşı ona daha önce söylediği “Ne kadar güzel olmuşsun” sözü yerine “Muhabbetin çok eğlenceli” tarzında bir söz söylüyorsa; artık o kızın kısa süre sonra sevgiliniz olmayacağını düşünebilirsiniz.

Evet şimdi oturup geçmiş ve şimdiki ilişkilerde bu mesajların kaçının geçip sonucun ne olduğunu düşünmeye başlayabilirsiniz…


 

Categories: Er kişiye bilgiler | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Bir erkeğin asla sahip olmaması gerek 30 şey

Esquire’ın Birleşik Krallık edisyonundan ilginç bir çalışma gelmiş.

Bu çalışmaya göre abiler; bir erkeğin asla sahip olmaması gereken 30 şeyi açıklamışlar işte listemiz;

– Saç bonesi

– Dikiş kutusu

– “Benimle çık” t-shirt’ü

– Kibrit çöpüyle yapılmış herhangi bir maket

– Araba koltuğu kılıfı

– Bisiklet

– Cep Saati (Dededen kalma yadigarlar nolacak?)

– Leydi Diana’ya ithaf edilmiş herhangi bir biblo veya resim (Bu Türk erkeklerin hemen tik koyabileceği birşey olsa gerek)

– Terlik (bir Türk’ün hayatla imtihanı olabilir)

– Bonzayi ağacı

– Güneş gözlüğü (sanırım en ilginci bu)

– İnce bıyık

– Cep telefonu kılıfı (Ama bu haksızlık, benim gibi telefonunu hor kullanan iPhone’cular için hayat kurtarıyor o kılıflar, ama iPhone asla bir mobil telefonu değilse iPhone kılıflarını hariç tutabilir miyiz? :) )

– Crocs terlik veya ayakkabı benzeri ürünler

– Labradoodle cinsi köpek

– Çöp öğütücü

– Dido CD’si

– Seyahate gidilen yerden alınan mücevherat

– Uğurlu olduğuna inanılan don (Uğurlu donu olan var mı?)

– Yasaklama emri

– Gözlük ipi

– Pahalı tuvalet kağıdı

– Çerçevelenmiş mezuniyet resmi

– Paten

– Kendisinin karikatürize edilmiş hali

– Bavul seti (Henüz daha çanta çanta eşyayla tatile gitmiyoruz değil mi? :) )

– Pişik pudrası

– İki kişilik spor olmayan minik araba (Bis ve ufak Smart tarzında)

– Kuru çiçek potporusi

Bunlardan kaçı evinizde mevcut? Ya da sizce bir Türk erkeğinin bunlar dışında sahip olmaması gereken şeyler nedir?

Categories: Er kişiye bilgiler | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.