Posts Tagged With: Para

J.P. Morgan’dan hatun kişilere…

Muhtemelen pek çoğunuzun bildiği bir mevzu ama ben kendisiyle dün tanıştım. Belki benim gibi henüz bu olayla karşılaşmamış olanlar vardır diyerek buradan da paylaşmak istedim.

Amerika’da bir kadın üyesi olduğu arkadaşlık sitesine arayışını yazar ve iddialara göre cevap ona dünyaca ünlü bir iş adamı J.P. Morgan’dan gelir hem de pek çok açıdan kadın erkek ilişkilerine ışık tutan bir cevaptır aslında.

Bir yanda kendilerine güvence arayan kadınlar, öbür yanda elindeki gücün farkında olup bunu kadınları kiralamakta kullanan erkekler. Bir yanda zenginlik hayalleri kuran kadınlar, öbür yanda parası için etrafına üşüşen kadınlardan kurtulmaya çalışan erkekler…

Aslında her ilişkide her kadın erkek diyaloğunda temel soru aynı olmalıyken pek sorulmuyor, eğer bunları sorarak yaklaşıyorsanız zaten şanslısınız demektir aslında;

– Karşımdaki kişi bütün varlığını kaybetse, karşımdaki kişi tüm güzelliğini bir kazada kaybetse, karşımdaki kişi bir anda bir felç geçirip tekerlekli sandalyeye mahkum olsa ben hala bu kişiyle olmak ister miyim ve o zamanlarda beni bu kişiye bağlayabilecek nelere sahip?

Zengin koca arayan kadın

 

 

 

 

 

 

SORU:

Zengin bir adamla evlenebilmek için ne yapmalıyım ?

Sizinle dürüst olacağım. Bu yıl 25 yaşına giriyorum. Çok güzelim, iyi bir stilim var ve kaliteli şeyleri severim. Yıllık geliri 500 bin dolar veya daha fazla olan bir adamla evlenmek istiyorum. Aç gözlü olduğumu düşünebilirsiniz fakat New York’ta yıllık geliri 1 milyon dolar olan insanlar orta sınıf sayılıyor.

Çok şey istemiyorum. Bu sitede yıllık geliri 500 bin dolar veya daha fazla olan biri var mı? Hepiniz evli misiniz? Sormak istiyorum, sizin gibi zengin insanlarla evlenmek için ne yapmam gerek?

Bugüne kadar birlikte olduğum erkekler arasında en zengini yılda 250 bin dolar kazanıyordu. Central Park’ın batı yakasında, yüksek bütçeli rezidanslarda yaşamak isteyen biri için yıllık 250 bin dolar yeterli değil. Size alçak gönüllülükle soruyorum:

1) Zengin bekarlar nerede takılır? (Lütfen bar, restaurant, spor salonu gibi mekanların isimlerini ve adreslerini yazın.)

2) Hangi yaş kategorisine odaklanmalıyım?

3) Çoğu zenginin eşleri neden ortalama güzellikte? Bir kaç kızla tanıştım; güzel veya ilgi çekici değiller ama zengin erkeklerle evlenebiliyorlar.

4) Kimin karınız, kimin yalnızca sevgiliniz olabileceğine nasıl karar veriyorsunuz? Benim hedefim evlenmek.

Bayan Güzel

 

JP Morgan

 

 

 

 

 

 

 

CEVAP:

Sevgili Bayan Güzel,

Yazınızı büyük bir ilgiyle okudum. Tahmin ediyorum ki sizin gibi aynı soruları soran pek çok genç kız var. Lütfen profesyonel bir yatırımcı olarak durumunuzu analiz etmeme izin verin. Benim yıllık gelirim 500 bin doların üzerinde, sizin kriterlerinize uyuyor, bu sebeple okuyan kimsenin zamanını çalmadığımı ümit ediyorum.

Bir iş adamı gözünden bakarsak, sizinle evlenmek kötü bir fikir. Cevap çok basit, lütfen açıklamama izin verin. Detayları bir kenara bırakırsak, yapmaya çalıştığınız şey “güzellik” ile “para” ikilisini takas etmek: A kişisi güzelliği sağlar, B kişisi de bunun için ödeme yapar, gayet adil. Fakat burada ölümcül bir problem var; sizin güzelliğiniz kaybolacak ama benim param iyi bir sebep olmadıkça tükenmeyecek. Aslına bakarsanız, benim gelirim yıldan yıla artabilir, ancak siz yıldan yıla güzelleşemezsiniz. Bu sebeple, ekonomik açıdan bakarsak, ben değer kazanan bir varlıkken siz değer kaybeden bir varlıksınız. Hem de sıradan bir değer kaybı değil, katlanarak artan bir değer kaybı. Eğer güzellik sizin tek varlığınızsa, değeriniz 10 yıl sonra çok daha düşük olacak.

Wall Street’te kullandığımız bir terimden yola çıkarsak, sizin için “takas pozisyonu” diyebiliriz, “satın al ve bekle” değil. Sizi satın almak iyi bir fikir değil, bu sebeple kiralamayı tercih ederim. Çünkü alışveriş değeri düşen bir şeyi uzun süre elde tutmak hiç de iyi bir fikir değil. Aynı şey sizin istediğiniz evlilik için de geçerli.

Söylediklerim size zalimce geliyorsa şöyle düşünün; tüm paramı kaybetseydim, beni terk etmez miydiniz? Aynı şekilde güzelliğinizi kaybettiğinizde, benim de çıkış yolunu bulmam lazım.

Yıllık geliri 500 bin doların üstünde olan insanlar aptal değil; sizinle yalnızca çıkarız ama evlenmeyiz. Size, zengin bir adamla evlenme fikrini unutmanızı öneririm. Bu arada, yılda 500 bin dolar kazanan o zengin siz olabilirsiniz. Zira o kadar parayı kazanmak, zengin bir aptal bulabilme ihtimalinizden daha yüksek.

CEO J.P. Morgan

Categories: Er kişiye bilgiler, Lakırdı masası | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Bağdat Caddesi’nin “Emek” Katili

Olay zamanı: Perşembe gecesi

Olay yeri: İstanbul’un hatta Türkiye’nin gelir seviyesi ve öğretim (eğitim değil yalnız, sadece öğretim) düzeyi en yüksek kesiminin yaşadığı Bağdat Caddesi.

Olay kahramanları: Ben ve yolda yürürken kulak misafiri olduğum orta yaşlı bir çift.

Saat gece 9.30 civarında “spining” adı verilen yaparken canıma eziyet edip sonrasında garip bir mutluluk veren işkenceyi kendime yapmış bir şekilde spor salonundan çıkmıştım. Akılda biten kitabımın yerine yeni bir kitap almak vardı. Hedef en yakındaki kitapçıydı. Kitap alındıktan sonraki planda da evde kitap okuyup yüzümdeki meşhur vitiligo lekeleri için doktorun yazdığı anasonlu, kuşburnulu, garip koku ve tattaki bitki çayını içerek dinlenmek vardı.

Tam ben aklımdan bunları geçirirken önümdeki marka kıyafetleriyle oldukça şık, orta yaşlı bir çiftin yanından geçmek üzereydim. Kadın, eşinin koluna girmiş yavaş yavaş yürüyorlardı. Buraya kadar herşey güzeldi, ama tam yanlarından geçerken duyduklarım bütün devreleri attırmıştı. Adam, kadına şöyle diyordu; “Bu Taksim’deki sinema var ya adı Emek mi ne? Onun yıkılması olayına da ne çok yaygara yaptılar öyle. Hayır eski püskü bir sinema ve üstelik tek salonu var. Cadde’deki bile sinemalar ondan daha güzel. Yıkıp yerine alış veriş merkezi yapılabilir diyorlar. Ne güzel olmaz mı öyle, içine de modern de bir sinema yapı…”

Emek Sineması

 

 

 

 

 

 

 

En son “yapılır” diyecekti sanırım ama çiftin bir kaç adım ilerisindeyken, arkamı dönüp adama nasıl baktıysam adam sözünü yarım bıraktı. Ben de hala “Sen ne anlarsın sinemadan, tarihten, yaşanmışlıklardan, genel kültürden, eğitimden. Sorsam senede okuduğun kitap maksimum iki, gittiğin film maksimum beş, gittiğin tiyatro yok. Büyük ihtimalle de parayla diploma satışı yapan okullarda kendine “üniversite mezunu” ünvanı kazandırmış, karılarla kızlarla altında Alaman malı spor arabasıyla gezmeyi marifet sanan, muhtemelen Emek’te hiç film izlememiş ama İstanbul’un tüm gece kulüplerinin telefonu cep telefonunda kayıtlı bir çocuğun babası olarak bu konuda konuşmasan topluma çok büyük iyiliğin olur. diyemedim ya lan!” diye gezinmeme sebep olacak şekilde önüme dönüp yoluma devam ettim.

“Emek yıkılsın” diyen de,  “Emek’in yıkılmasına ne kadar fazla yaygara kopardılar” diyen de, iş yerlerinde parayı çuvalıyla götürürken çalışanlarının verdiği “Emek” karşılığı çuvaldan çıkan bir desteyi onlara verme “zahmetinde bulunup” kalanını kendine ayıran da aynı insandır. Bugün katlinin fermanını kendince imzaladığı “Emek” adında her köşesinde tarih, yaşanmışlık, sanat ve kültür kokan bir sinemayken; yarın bir çalışanın “Emek” adındaki alın teriyle bezeli çabasının fermanını imzalayacaktır.

İnşaat işçileri

 

 

 

 

 

 

Ama suçlamamak lazım onu. Başkalarının hayatlarının içine girmemiştir. “Vakit yoktur” onun hayatında sinema, tiyatro veya kitap aracılığıyla bunu yapmak için. Bildiği tek hayat sadece kendi hayatıdır. Böyle olunca da kolaydır “Emek” katili olmak…

Asıl ürkütücü ve üzücü olansa sinemadan, tiyatrodan, klasik müzikten, sergiden, baleden, operadan bir haber olan kariyer ve para hırsı dolu insanların fazlalaşmasından ötürü bu katillerin de sayısının artma potansiyelinin oldukça yüksek olması.

Categories: Lakırdı masası | Etiketler: , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.